Sayfalar

Korkusuz Serisi

 
Yaklaşık olarak dört yıl kadar önce Mürekkep Dünya'dan ayrılırken, kısa zamanda yeni bir dünya bulamayacağıma emindim. Ancak sonra, bir akşam yemeğinde, sinema filmleri çevirmekle kalmayıp kitapları da benim kadar tutkulu bir şekilde seven Lionel Wigram ile tanıştım ve aynanın arkasındaki dünyayı onunla birlikte keşfettik.

Burası, Mürekkep Dünya'dan çok daha yeni bir dünya. Şimdiden biraz da olsa bizim dünyamıza benzemeye başladı bile. Trenler, fabrikalar, gazeteler var bu dünyada, ama bir yandan da Cüceleri birer köle olarak kullanan bir İmparatoriçe ve ormanlarda meşum pastadan evler de var burada. Henüz bir çocuk olduğum günlerde beni hem büyüleyen, hem de korkutan Grimm masalları, aynanın arkasında gerçek oluyor, Pervasız kahramanım Jakob Korkusuz da, cam ayakkabı ve sihirli sofrayı ararken beni de yanına aldı ve Mavi Sakallar, Su Adamları ve Karanlık Perilerle tanıştırdı. İlk başta Jakob'u sevmemiştim ve kardeşini kendime çok daha yakın hissediyordum. Ancak bir keresinde Leonel çok doğru bir tespitte bulunup şöyle dedi: "İkimiz de aynı Will gibiyiz, ama Jakob olmak hoşumuza giderdi." Şu an Jakob'a karşı sevgim öylesine artmış durumda ki, pek çok serüvende onun peşinden gitmeyi umuyorum.

Çok merak ediyorum, acaba aynanın gerisine geçmeye cesaret ettiklerinde, okuyucularım kendilerini kimin yerine koyacaklar? Acaba bu Jakob mu olacak? Belki de kendilerini bir tilkinin postuna ve bir kızın tenine sahip Tilki'nin yerine koyarlar. Yoksa, aynı bize benzeyen, ancak derileri yeşim taşına ve ametiste, oniks, aytaşı ve kantaşına benzediği için bir yandan da bizden son derece farklı olan Goylları mı tercih edecekler?

Cümleler kalemimin ucundan kağıda dökülmeye devam ediyor olsa da. İlk kez bir hikayeyi başka biriyle birlikte oluşturuyorum. Buna rağmen, okuyucularımın yokluğunda çoktan kendimi yalnız hissetmeye başlamış durumdayım ve bu dünyayı, diğer pek çoklarında beni takip etmiş olanlara bir an önce göstermek için yanıp tutuşuyorum! Bir an önce aynanın diğer tarafına gelsinler diye sabırsızlanıyor ve onların da bu dünyayı en az benim sevdiğim kadar sevmelerini umuyorum.

Sevgilerimle,

Cornelia Funke

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorum Bırak